Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e hitap ederkenPeygamber Efendimiz (s.a.v.)'e hitap ederken (s.a.v.)(sallallahu aleyhi ve sellem), diğer peygamberlerden sonra (a.s.) (aleyhisselatu vesselam), EFendimiz (s.a.v.) döneminde yaşamış kadın sahabekeri zikrederken (r.anha)(radiyallahu anha), erkek sahabeleri zikrederken (r.a.)(radiyallahu anh), sahabe dışındaki veli kulları, Allah dostlarını zikrederken (k.s.) (kaddesellahu sirruh) eklerini koyarsak hürmette kusur etmez ve okuyanın da tekrarlamasına vesile oluruz. Hapishanede Kılınan NamazHorasan vâlisi Abdullah bin Tâhir, çok âdil biriydi. Jandarmaları birkaç hırsız yakalamış, vâliye bildirmişlerdi. Getirilirken hırsızlardan birisi kaçtı. O sırada Hiratlı bir demirci, Nişapur'a gitmişti. Demirciyi, gece eve giderken, jandarmalar yakaladılar ve diğer zanlılarla beraber vâliye çıkardılar. Son sözü, "namaz" oldu Resul-i Ekrem’in (s.a.v) vefat edeceği gün sabah vakti, kendisinde bir hafiflik görüldü. Yanındakiler sevinerek, iyidir diye ayrılıp işlerine gittiler. Yanında yalnız kadınlar kaldı. Böyle ümitle ferahlık arasında iken Resul-i Ekrem (s.a.v): – Kadınlar çıksın, bu melek yanıma girmek istiyor, dedi. Herkes çıktı, yalnız Hz. Aişe kalmıştı. Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) başı onun kucağındaydı. Meleği karşılamak üzere Efendimiz (a.s.m.) oturdu. O da evin bir köşesine çekilmişti. Bedir Savaşı'nda cemaatle namaz Namaz kılmak o kadar önemlidir ki, eğer imkân varsa savaşta bile namazı terk etmemek gerekir. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v) ve güzide sahabeleri Bedir Savaşı’nın en çetin anında bile cemaatle namaz kılmışlardı. Müşrik ordusu Müslümanlardan üç kattan daha fazlaydı. Tam bir ölüm kalım mücadelesi veriliyordu. Ama Allah Resulü ve ashabı canlarını kurtarmaktan ziyade, Allah’ın huzurunda yan yana, omuz omuza namaz kılmayı seçmişlerdi. Yağmura vesile olan namazBir yaz günü Hazret-i Enes’e bahçıvanı gelerek, yağmur yağmadığından ve bahçenin kuruduğundan yakındı.
Bu haber üzerine Hazret-i Enes, Resulullah’ın (s.a.v) “Herhangi bir ihtiyacı olan kimse iki rekât namaz kıldıktan sonra Allah’a dua etsin” şeklindeki “hacet namazı” tavsiyesini hatırladı. Su isteyerek abdest aldı ve namaza durdu. Selâm verdikten sonra bahçıvanına: – Gökyüzünde bir şey görebiliyor musun, diye sordu. Bahçıvan: – Göremiyorum, dedi. Enes, tekrar içeri girip namaz kılmaya devam etti. |
Teheccüd, şeytanın düğümlerini çözer
Namaz hidayetine sebep olduPeygamber Efendimizin (s.a.v) amcasının oğlu olan Hz. Ali (r.a.), “Allah’ın Aslanı” lâkabıyla da anılırdı. Hz. Ali’nin annesi, Peygamber Efendimize kendi çocuğu gibi bakan Fatıma binti Esed’dir. Hz. Ali, Müslümanlığı kabul eden ilk çocuktur.
Bir gün Peygamber Efendimiz ve eşi Hz. Hatice’yi namaz kılarken gördü. Onları hayran hayran izledi. Şimdiye kadar hiç böyle bir şey görmemişti. Namaz bitince: – Bu yaptığınız nedir, diye sordu. Peygamber Efendimiz (S.A.V.): – Ey Ali, bu Allah’ın seçtiği, beğendiği dindir. Seni bir olan Allah’a iman etmeye çağırıyorum. İnsana fayda ve zararı dokunmayan putlara tapmaktan sakındırıyorum, buyurdu. Bir an için duraklayan Hz. Ali: Cennetlik bir adamNecid ahalisinden saçı karmakarışık, fakir bir kimse, Resulullah’a (s.a.v) geldi. Uzaktan sesi güçlükle işitiliyor, fakat ne söylediği anlaşılmıyordu. Nihayet yaklaştı. Meğer İslâm’ın ne olduğunu soruyormuş...
Resulullah (s.a.v) ona: – Bir gün bir gece içinde beş namaz, diye buyurdu. Adamcağız: – Bu namazlardan başka kılacağım namaz var mı, diye sordu. Resulullah: – Hayır! Olmayacak. Kendiliğinden nafile olarak namaz kılarsan o ayrı, cevabını verdi. Bundan sonra Resulullah (a.s.m.) ona: Tesbihatın önemi
– Servet sahibi Müslümanlar derece ve nimetler bakımından bizi geçtiler… Resulullah da: – Ne hususta, diye buyurunca, muhacir fakirler: – Biz namaz kılıyoruz, onlar da kılıyor; biz oruç tutuyoruz, onlar da tutuyorlar; fakat onlar sadaka verdikleri halde biz veremiyoruz; onlar köle azad ediyorlar, biz edemiyoruz, dediler. |
||










Resul-i Ekrem’in (s.a.v)
Namaz kılmak
Muhacirlerin fakirleri